Sepetim (0) Toplam: 0,00 TL
GEREKÇELİ HMK - HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU Nedim MERİÇ

GEREKÇELİ HMK - HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Liste Fiyatı : 100,00 TL
Taksitli fiyat : 9 x 12,22 TL
GEREKÇELİ HMK - HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU
GEREKÇELİ HMK - HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU
Vedat Kitapçılık
100.00

9. BASIYA ÖNSÖZ 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun gerekçeli sekizinci basısı tükendiğinden ve bu arada ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerin de çalışmaya eklenmesi gerektiğinden dokuzuncu basıyı hazırlamış bulunuyoruz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmekle birlikte, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte bölge adliye mahkemeleri göreve başlayamadığından, yeni kanun yolu sistemi uygulanıncaya kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan kanun yolu sisteminin uygulanmaya devam edeceği 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle hükme bağlanmıştır. Bu hükümle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na geçici ikinci maddeden sonra gelmek üzere eklenen geçici maddeye göre, “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” (Geçici m.3/1). “… Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” (Geçici m.3/2). Daha sonra Adalet Bakanlığı'nın, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlama tarihi, 20.07.2016 olarak belirlenmiş ve bahsi geçen tarihin gelmesiyle bölge adliye mahkemeleri göreve başlamıştır. Bu arada 6723 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki “aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi “verilen” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.”. Bu değişiklikten sonraki düzenlemeye göre, “… Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur (Geçici m.3, 2). Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.”. Bölge adliye mahkemeleri 20.07.2016 tarihinde göreve başladığından, bu tarih itibariyle verilen kararlar aleyhine artık istinaf kanun yoluna başvurulacaktır. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu Geçici m.3/2 hükmü uyarınca 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki kanun yolu hükümleri uygulanmaya devam edecektir . Bu nedenle, önceki basılarda olduğu gibi, bu basıda da, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun kanun yolu sistemine ilişkin maddelerinden sonra 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun kanun yolu sistemine ilişkin maddeleri muhafaza edilmiştir. Aynı gerekçeyle uygulanması gereken Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki bazı hükümleri de (örneğin, HUMK m.25, 30), Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri altına italik olarak yazılmak suretiyle muhafaza edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 1. maddesine göre, “Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz.”. Bu hükme göre, 01.10.2011 tarihinden önce bir dava görevli mahkemede açılmışsa, bu dava 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun göreve ilişkin hükümlerinde yapılan değişikliklerden etkilenmeyecektir. Benzer şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri de Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz (Geçici m.1/2). Esasen senetle ispat kuralına ilişkin hükmün de bu düzenlemede belirtilmiş olmasını haklı kılacak bir sebep bulunmamaktadır. Zira senetle ispat kuralı açısından zaten, hukuki işlemin yapıldığı tarih esas alınır (m.200/1). Yeni düzenlemede, senetle ispat zorunluluğuna ilişkin parasal sınır, 1 Ekim 2011 tarihinden itibaren 2500 Türk Lirasına yükseltilmiştir. Örneğin, 2010 yılında yapılan 550 liralık bir ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, 2012 yılında da açılsa, bu ödünç sözleşmesi senetle ispat edilmek zorundadır. Parasal sınırlarla ilgili olarak şu hususun da ifade edilmesinde yarar bulunmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girdiğinde, bu Kanundaki parasal sınırlar (m.200, 201, 341, 362 ve 369) yeniden değerleme oranına göre her yıl artırılmayacak şekilde düzenlenmişti. Fakat 6763 sayılı Kanun'un 40 ve 41. maddeleri ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun istinaf (m.341) ve temyiz (m.362) sınırı arttırılmıştır. Ayrıca 6763 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile de Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na Ek 1. madde eklenmek suretiyle bu Kanundaki parasal sınırlar konusunda bir değişiklik yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre; “(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.”. Bu ek madde gereğince Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200, 201, 341, 362 ve 369. maddelerindeki parasal sınırlar, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde (Sıra No: 484) belirlenen yeniden değerleme oranına göre her yıl artırılacaktır . Bu nedenle 2018 yılı için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200, 201, 341, 362 ve 369. maddelerindeki parasal sınırlar yeniden değerleme oranına göre artırılmış ve parasal sınırlar tablolarında gösterilmiştir. Yine bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki kanun yolu sistemine ilişkin hükümleri (m.427-454) uygulanacağından (Geçici m.3/1, 2), bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar temyiz (HUMK m.427), temyizde duruşma (HUMK m.427/4, 438) ve karar düzeltmeye ilişkin (HUMK m. 440) parasal sınırlar da her yıl başında yeniden değerleme oranına göre arttırılacaktır. Bu nedenle, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun söz konusu hükümlerindeki parasal sınırlar da 2018 yılı için yeniden değerleme oranına göre artırılmış ve parasal sınırlar tablolarında gösterilmiştir. Uygulamada duyulan karşılaştırma ihtiyacı nedeniyle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun her bir maddesinin altına, varsa 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun karşılık hükümleri küçük punto ile eklenmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5236 sayılı Kanun ile değiştirilmekle birlikte, bölge adliye mahkemeleri değişiklikle birlikte göreve başlayamadığından uygulanamayan hükümlerine de (örneğin HUMK m.25, 36/A) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri altına italik olarak yazılmak suretiyle yer verilmiştir. Diğer basılarda olduğu gibi bu basıda da, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun doğru ve eksiksiz kanun metnine, madde gerekçeleri, ilgili mevzuat, geçerliliğini sürdüren içtihadı birleştirme kararları ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonraki içtihadı birleştirme kararları ve Anayasa Mahkemesi kararlarına yer verilmiştir. Çalışmada Anayasa Mahkemesi kararlarına ilgili oldukları maddenin dipnotunda yer verilmiştir. Tek yıldız işareti (ê) yanında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri ile ilgili olan veya gönderme yapılan gerek bu Kanun ge-rekse diğer kanun ve yönetmelik maddeleri yazılmıştır. İki yıldız işareti (êê) yanında, ilgili maddenin varsa Alman ve İsviçre Medenî Usul Hukuku mevzuatındaki ilgili hükümler gösterilmiştir. Üç yıldız işareti (êêê) yanında ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin olan ve halen geçerliliğini koruyan tüm içtihadı birleştirme kararları ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonraki içtihadı birleştirme kararlarına kısa özetleriyle birlikte, tarih, esas ve karar sayıları ile yayınlanmış oldukları Resmi Gazete tarih ve sayıları da belirtilerek yer verilmiştir. Uzun yazılmış gerekçeler çalışmanın hacmini fazla genişlettiğinden, bu şekilde yazılmış gerekçeler önemli kısımları aktarılmak suretiyle ilgili hükümlerin altındaki (êêê) işaretinin altına yazılmıştır. Bununla birlikte, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndaki bir düzenleme dili sadeleştirilerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na aynen alınmışsa, bu hükümlerin gerekçelerine ilgili hükmün altında yer verilmemiştir. Ör-neğin, HUMK m.32'nin karşılığı olan HMK m.39'da olduğu gibi. Adalet Komisyo-nu Gerekçelerine, sadece Hükümetin teklif ettiği tasarı metninde değişiklik yapıl-mış hükümlerin (m.345'de olduğu gibi, sürelerde birlik sağlamaya yönelik olanlar hariç) dipnotlarında yer verilmiştir. Ülkemizde son yıllarda giderek artan bir biçimde diğer kanunlarda olduğu gibi Hukuk Muhakemeleri Kanununda da yürürlüğünden hemen sona değişiklikler yapılmaya başlanmıştır. Elbette bir Kanunun zaman içinde bazı maddeleri, hatta tümü değiştirilebilir. Ancak kabulünden kısa bir süre sonra ve durum ve koşullarda çok önemli bir değişiklik olmadan bu kadar değişiklik yapılmasını haklı kılacak hiçbir sebebin olmadığını düşünüyoruz. Ayrıca bu değişikliklerin hiçbirisi ilgili kişi ve kurumlarla paylaşılmadan, tartışılmadan kabul edilmiş ve hemen yürürlüğe konulmuştur. Daha önceki usûl kanunumuz olan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda yaklaşık doksan yıl içinde otuz değişiklik yapıldığı söylenerek bu değişikliklerin çokluğundan söz edilirken, yeni Kanunumuzla ilgili 2011 yılından bu yana, yani altı yıl içinde ondört değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikler 90 yılda yapılan değişikliklerin yarısına tekabül etmektedir. Kanun yaparken olduğu gibi değiştirilirken de yeteri kadar düşünülmeli değerlendirilmeli ve tartışılmalıdır. Son yıllarda oldukça yaygın olarak kullanılan ve kanun yapma tekniğine uygun olmayan “torba kanun”larla değişiklik yapılmasından vazgeçilmelidir. Henüz altı yıl gibi bir süre geçmesine rağmen sürekli yapılan değişiklikler sonunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun sistematiği bozulmuş ve bu kanunla kabul edilen pek çok önemli ilke zedelenmiştir. Bu değişikliklerin olumsuz bir sonucu da içtihatların oluşması, boşlukların doldurulması gibi uygulamanın gelişmesine izin vermemesidir. Hakan PEKCANITEZ / Hülya TAŞ KORKMAZ / Nedim MERİÇ

  • Açıklama
    • 9. BASIYA ÖNSÖZ 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun gerekçeli sekizinci basısı tükendiğinden ve bu arada ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerin de çalışmaya eklenmesi gerektiğinden dokuzuncu basıyı hazırlamış bulunuyoruz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmekle birlikte, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte bölge adliye mahkemeleri göreve başlayamadığından, yeni kanun yolu sistemi uygulanıncaya kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan kanun yolu sisteminin uygulanmaya devam edeceği 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle hükme bağlanmıştır. Bu hükümle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na geçici ikinci maddeden sonra gelmek üzere eklenen geçici maddeye göre, “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” (Geçici m.3/1). “… Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” (Geçici m.3/2). Daha sonra Adalet Bakanlığı'nın, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlama tarihi, 20.07.2016 olarak belirlenmiş ve bahsi geçen tarihin gelmesiyle bölge adliye mahkemeleri göreve başlamıştır. Bu arada 6723 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki “aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi “verilen” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.”. Bu değişiklikten sonraki düzenlemeye göre, “… Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur (Geçici m.3, 2). Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.”. Bölge adliye mahkemeleri 20.07.2016 tarihinde göreve başladığından, bu tarih itibariyle verilen kararlar aleyhine artık istinaf kanun yoluna başvurulacaktır. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu Geçici m.3/2 hükmü uyarınca 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki kanun yolu hükümleri uygulanmaya devam edecektir . Bu nedenle, önceki basılarda olduğu gibi, bu basıda da, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun kanun yolu sistemine ilişkin maddelerinden sonra 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun kanun yolu sistemine ilişkin maddeleri muhafaza edilmiştir. Aynı gerekçeyle uygulanması gereken Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki bazı hükümleri de (örneğin, HUMK m.25, 30), Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri altına italik olarak yazılmak suretiyle muhafaza edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 1. maddesine göre, “Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz.”. Bu hükme göre, 01.10.2011 tarihinden önce bir dava görevli mahkemede açılmışsa, bu dava 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun göreve ilişkin hükümlerinde yapılan değişikliklerden etkilenmeyecektir. Benzer şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri de Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz (Geçici m.1/2). Esasen senetle ispat kuralına ilişkin hükmün de bu düzenlemede belirtilmiş olmasını haklı kılacak bir sebep bulunmamaktadır. Zira senetle ispat kuralı açısından zaten, hukuki işlemin yapıldığı tarih esas alınır (m.200/1). Yeni düzenlemede, senetle ispat zorunluluğuna ilişkin parasal sınır, 1 Ekim 2011 tarihinden itibaren 2500 Türk Lirasına yükseltilmiştir. Örneğin, 2010 yılında yapılan 550 liralık bir ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, 2012 yılında da açılsa, bu ödünç sözleşmesi senetle ispat edilmek zorundadır. Parasal sınırlarla ilgili olarak şu hususun da ifade edilmesinde yarar bulunmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girdiğinde, bu Kanundaki parasal sınırlar (m.200, 201, 341, 362 ve 369) yeniden değerleme oranına göre her yıl artırılmayacak şekilde düzenlenmişti. Fakat 6763 sayılı Kanun'un 40 ve 41. maddeleri ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun istinaf (m.341) ve temyiz (m.362) sınırı arttırılmıştır. Ayrıca 6763 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile de Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na Ek 1. madde eklenmek suretiyle bu Kanundaki parasal sınırlar konusunda bir değişiklik yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre; “(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.”. Bu ek madde gereğince Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200, 201, 341, 362 ve 369. maddelerindeki parasal sınırlar, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde (Sıra No: 484) belirlenen yeniden değerleme oranına göre her yıl artırılacaktır . Bu nedenle 2018 yılı için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200, 201, 341, 362 ve 369. maddelerindeki parasal sınırlar yeniden değerleme oranına göre artırılmış ve parasal sınırlar tablolarında gösterilmiştir. Yine bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki kanun yolu sistemine ilişkin hükümleri (m.427-454) uygulanacağından (Geçici m.3/1, 2), bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar temyiz (HUMK m.427), temyizde duruşma (HUMK m.427/4, 438) ve karar düzeltmeye ilişkin (HUMK m. 440) parasal sınırlar da her yıl başında yeniden değerleme oranına göre arttırılacaktır. Bu nedenle, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun söz konusu hükümlerindeki parasal sınırlar da 2018 yılı için yeniden değerleme oranına göre artırılmış ve parasal sınırlar tablolarında gösterilmiştir. Uygulamada duyulan karşılaştırma ihtiyacı nedeniyle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun her bir maddesinin altına, varsa 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun karşılık hükümleri küçük punto ile eklenmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5236 sayılı Kanun ile değiştirilmekle birlikte, bölge adliye mahkemeleri değişiklikle birlikte göreve başlayamadığından uygulanamayan hükümlerine de (örneğin HUMK m.25, 36/A) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri altına italik olarak yazılmak suretiyle yer verilmiştir. Diğer basılarda olduğu gibi bu basıda da, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun doğru ve eksiksiz kanun metnine, madde gerekçeleri, ilgili mevzuat, geçerliliğini sürdüren içtihadı birleştirme kararları ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonraki içtihadı birleştirme kararları ve Anayasa Mahkemesi kararlarına yer verilmiştir. Çalışmada Anayasa Mahkemesi kararlarına ilgili oldukları maddenin dipnotunda yer verilmiştir. Tek yıldız işareti (ê) yanında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri ile ilgili olan veya gönderme yapılan gerek bu Kanun ge-rekse diğer kanun ve yönetmelik maddeleri yazılmıştır. İki yıldız işareti (êê) yanında, ilgili maddenin varsa Alman ve İsviçre Medenî Usul Hukuku mevzuatındaki ilgili hükümler gösterilmiştir. Üç yıldız işareti (êêê) yanında ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanmasına ilişkin olan ve halen geçerliliğini koruyan tüm içtihadı birleştirme kararları ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonraki içtihadı birleştirme kararlarına kısa özetleriyle birlikte, tarih, esas ve karar sayıları ile yayınlanmış oldukları Resmi Gazete tarih ve sayıları da belirtilerek yer verilmiştir. Uzun yazılmış gerekçeler çalışmanın hacmini fazla genişlettiğinden, bu şekilde yazılmış gerekçeler önemli kısımları aktarılmak suretiyle ilgili hükümlerin altındaki (êêê) işaretinin altına yazılmıştır. Bununla birlikte, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndaki bir düzenleme dili sadeleştirilerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na aynen alınmışsa, bu hükümlerin gerekçelerine ilgili hükmün altında yer verilmemiştir. Ör-neğin, HUMK m.32'nin karşılığı olan HMK m.39'da olduğu gibi. Adalet Komisyo-nu Gerekçelerine, sadece Hükümetin teklif ettiği tasarı metninde değişiklik yapıl-mış hükümlerin (m.345'de olduğu gibi, sürelerde birlik sağlamaya yönelik olanlar hariç) dipnotlarında yer verilmiştir. Ülkemizde son yıllarda giderek artan bir biçimde diğer kanunlarda olduğu gibi Hukuk Muhakemeleri Kanununda da yürürlüğünden hemen sona değişiklikler yapılmaya başlanmıştır. Elbette bir Kanunun zaman içinde bazı maddeleri, hatta tümü değiştirilebilir. Ancak kabulünden kısa bir süre sonra ve durum ve koşullarda çok önemli bir değişiklik olmadan bu kadar değişiklik yapılmasını haklı kılacak hiçbir sebebin olmadığını düşünüyoruz. Ayrıca bu değişikliklerin hiçbirisi ilgili kişi ve kurumlarla paylaşılmadan, tartışılmadan kabul edilmiş ve hemen yürürlüğe konulmuştur. Daha önceki usûl kanunumuz olan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda yaklaşık doksan yıl içinde otuz değişiklik yapıldığı söylenerek bu değişikliklerin çokluğundan söz edilirken, yeni Kanunumuzla ilgili 2011 yılından bu yana, yani altı yıl içinde ondört değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikler 90 yılda yapılan değişikliklerin yarısına tekabül etmektedir. Kanun yaparken olduğu gibi değiştirilirken de yeteri kadar düşünülmeli değerlendirilmeli ve tartışılmalıdır. Son yıllarda oldukça yaygın olarak kullanılan ve kanun yapma tekniğine uygun olmayan “torba kanun”larla değişiklik yapılmasından vazgeçilmelidir. Henüz altı yıl gibi bir süre geçmesine rağmen sürekli yapılan değişiklikler sonunda Hukuk Muhakemeleri Kanununun sistematiği bozulmuş ve bu kanunla kabul edilen pek çok önemli ilke zedelenmiştir. Bu değişikliklerin olumsuz bir sonucu da içtihatların oluşması, boşlukların doldurulması gibi uygulamanın gelişmesine izin vermemesidir. Hakan PEKCANITEZ / Hülya TAŞ KORKMAZ / Nedim MERİÇ

      Stok Kodu
      :
      9786059263924
      Boyut
      :
      13,5 x 19,5
      Sayfa Sayısı
      :
      1104
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Basım Tarihi
      :
      2018
      Kapak Türü
      :
      Cilt
      Kağıt Türü
      :
      1. Hamur
      Dili
      :
      Türkçe
  • Taksit Seçenekleri
    • İş Bankası
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      1
      100,00   
      100,00   
      2
      52,00   
      104,00   
      3
      35,33   
      106,00   
      6
      18,00   
      108,00   
      9
      12,22   
      110,00   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat